Thu02232012

Son Guncelleme05:53:28 AM

Font Size

Profile

Direction

Menu Style

Cpanel
Back You are here: Home HABERLER Son Dakika Ulusal Haberler

ABD'den kilit müttefike büyük jest

ABD'nin, Ortadoğu'da kilit bir müttefikİ olan Suudi Arabistan'a 30 milyar dolar değerinde F-15 savaş uçakları satışına ilişkin anlaşmanın sonuçlandırıldığı bildirildi.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, anlaşma koşulları gereği 84 yeni savaş uçağının Suudi Arabistan'a gönderileceği, 70'den fazla uçağın da modernizasyonunun yapılacağı belirtildi. Açıklamada, savaş uçaklarının Boeing tarafından üretileceği ve 50 binden fazla kişinin çalışacağı ifade edildi.

Savaş uçağı satışının Suudi Arabistan'la yapılan 60 milyar dolarlık silah anlaşması kapsamında yapıldığı, aynı zamanda anlaşmaya helikopterler, füzeler, bombalar ve radar uyarı sistemleri ile gece görüş sisteminin de dahil olduğu kaydedildi.

Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Andrew Shapiro, Suudi Arabistan'a 84 F-15 Amerikan avcı-bombardıman uçağının satışının, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinde bulunduğu bir sırada, Washington'ın İran Körfezi'nin güvenliğine verdiği önem konusunda, "kuvvetli bir mesaj" olduğunu söyledi.

Shapiro, savaş uçağı satış anlaşmasının, Suudi Arabistan'ın egemenliğine dış güçlerin tehdidine karşı caydırıcılık ve savunma kapasitesini artıracağını söyledi.

Erdoğan'ın Fransa'ya olan tepkisi devam ediyor

İstanbul'da düzenlenen 'Müslüman toplumlarda değişim ve kadının rolü' konulu konferansta konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün de Fransa'ya sert sözlerle yüklendi. Erdoğan, 'Fransa'nın Cezayir'de yaptığı soykırımı babana, Türkiye'nin kurtardığı Musevileri de dedene sor Sarkozy' diye konuştu.



İşte o açıklamalar

 İşte Erdoğan'ın bugün yaptığı o açıklamalar:

Dün Fransa'da bir yasa kabul edildi. Bunu söylemeyi görev telaki ediyorum. Fransa'ya yönelik tedbirlerimizi açıkladık. Fransa'da 5 milyon müslüman var. Fransa'da müslüman karşıtlığının ne boyutlara ulaştığını bu hareket ortaya koymuştur. Sarkozy böyle oyunlarla seçim kazanma endişesine düşmüştür. Cezayir'de 1945'ten itibaren nüfusun %15'i acımasızca şehit edildi. Fransa Cumhurbaşkanı bu soykırımı bilmiyorsa gitsin babasına sorsun.
CEZAİRLİLER FIRINLARDA ACIMASIZCA KATLEDİLDİ

Cezairliler fırınlarda acımasızca katledildi. Sayın sArkozy bu soykırımı bilmiyorsa gitsin Pol Sarkozy'ye sorsun. Babası Fransız lejyonunda askerlik yapmıştı. Emimin babasına sorarsa o yaşananları kendisi çok iyi anlatır.
KANUNİ'NİN MEKTUBUNU SATIR SATIR OKUDU

Sarkozy Türkiye tarihinde soykırım bulamaz. Tarihimize bakarsa kendi ailesinin Türkyie'nin Türkler'in yardımından şefkatinden başka hiçbirşey göremez. Kanuni Sultan Süleyman'ın soğuk savaş döneminde Fransa'ya gönderdiği mektubu:

Ben ki sultanlar sultanı ,hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah'ın yer yüzündeki gölgesi Akdeniz'in ve Karadeniz'in ve Rumeli'nin ve Anadolu'nun ve Azerbaycan'ın ve Şam'ın ve Halep'in ve Mısır'ın ve Mekke'nin ve Medine'nin Ve Kudüs'ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen'in ve nice memleketlerin sultanı ve padişahı Sultan Bayezid Han oğlu Sultan Süleyman Han oğlu Sultan Süleyman Han'ım.Sen ki Fransa vilayetinin kralı Fransuva'sın.Hükümdarların sığındığı kapıma elçinizle mektupla gönderip ülkenizi düşman istila edip şu anda hapiste olduğunuzu bildirip kurtuluşunuz konusunda bizden yardım talep ediyorsunuz.Söylediğiniz her şey dünyayı idare eden tahtımızın ayaklarına arz olunmuştur.Her şeyden haberdar oldum.Yenilmek ve hapsolunmak hayret edilecek bir şey değildir.Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz.Böyle bir durumda atalarımız düşmanları mağlup etmek ve ülkeler fethetmek için seferden geri kalmamışlardır.Biz de atalarımızın yolundayız ve daima memleketler ve alınmaz kaleler fetheylemekteyiz.Gece gündüz daima atımız eyerlenmiş ve kılıcımız belimizde kuşatılmıştır.Yüce Allah hayırlara bağışlasın.Allah’ın istediği ne ise o olsun.Bundan başka haberleri gönderdiğiniz adamınızdan öğrenebilirsiniz.Böyle Biliniz. Selim'in oğlu Süleyman..
OY HIRSIYLA BAKIYOR

Türkiye'nin tarihinde bu var. Kendi tarihine de baksa Türkiye'nin yardımından başka hiç bir şey göremeyecektir. Ama maalesef art niyetle bakıyor oy hırsıyla bakıyor. Bu tehlikeli tutumdan ötürü Avrupa'yı uyarıyoruz uyaracağız. Bu ırkçı ayrımcı tutuma yönelik ilk etapta tutumumuzu belirledik.

Benim bu tepkim kesinlikle Fransız halkına yönelik değildir. 557 kişilik parlamentonun içinde 55 kişinin katılımıyla 11 kişinin ret verdiği  ve 30 küsür kişinin kabul ettiği bir oyla bir netice alınıyor. Böyle sulandırılmış bir oylama olur mu? Eğer yüreğin varsa tüm partinle meclise girer oylarsın ama maalesef bunlarda omurga yok. Bunu AB'de de Fransa yaptı. Türkiye AB ile ne kadar birlik olmak istiyor AB de Türkiye ile ne kadar birlik istiyorsa o oranda bu beraberlik güçlü olur.

Hiç endişe etmeyin. Türkiye kendi insanıyla buralara geldi.

Yılbaşı ikramiyei ile neler yapılmazki

Milli Piyango'nun yılbaşı çekilişindeki 40 milyon TL'lik büyük ikramiyeyi kazanma umuduyla biz de herkes gibi biletlerimizi aldık. Talih kuşunu "ziyaret edip" paraları bir kez olsun yakından görelim dedik. 20 milyon TL'sini kasadan çıkarmak bile 1 saat sürdü.

Büyük ikramiyeyi ucundan gördük

Milli Piyango'nun yılbaşı çekilişindeki büyük ikramiyesi 40 milyon TL. Ay başından bu yana kimilerine göre uğurlu olduğuna inanılan piyango bayilerinin önünde talih kuşunu yakalamak isteyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturuyor. Milyonlarca vatandaştan belki de biri veya büyük ikramiyenin yarım veya çeyrek bilete çıkması durumunda birkaçının geleceği 2012 yılının ilk günlerinden itibaren tamamen değişecek. İşte şimdilik bırakın sahip olmayı dokunmanın bile heyecan verdiği bu servete yakından bakmak için paranın tutulduğu yere gittik.

EN ZOR AYRILIK ANI

Olağanüstü güvenlik önlemleri altında korunan paradan birkaç deste alıp havaya zıplatıyor zenginliğin nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışıyoruz önce. Ancak sakın fotoğrafa bakıp "40 milyon TL bu kadar mı ediyormuş" demeyin. Çünkü görevliler paranın sadece yarısını yani 20 milyon TL'sini bizim için çıkarma zahmetine katlanıyor. Eee 50 TL'lik banknotlardan oluştuğunda toplam ağırlığı neredeyse 1 tonu bulan para yığınının tamamını masanın üstüne çıkarmak oldukça zahmetli bir iş ne de olsa. Talih Kuşu, ayrıca 1 adet 5 milyon lira, 1 adet 1 milyon, 10 adet 500 bin, 50 adet de 100 bin lira dağıtacak. Özel çekilişte tam bilet 36 liradan, yarım bilet 18 liradan, çeyrek biletler ise 9 liradan satılıyor. Özel çekilişte son 2 yıl 35 milyon lira olan büyük ikramiye, bu yıl 5 milyon lira artırıldı ve 40 milyon liraya çıkarıldı. 20 milyon TL'nin üzerine şöyle bir dirseğimizi koyup bu parayla neler yapabileceğimizin 5 dakikalık hayalini kurup cebimizde taşıdığımız bir piyango bileti ile son bir bakış atıp "Ayrılığımız uzun sürmez inşallah" temennimizle büyük ikramiyenin yanından ayrılıyoruz. Herkese bol şanslar.

'Servet yönetilmezse uçar gider'
40 milyon TL'lik servetin büyüklüğüne aldanmayın. Yatırım uzmanları "Hazıra dağ dayanmaz" sözünü hatırlatarak servet yönetimi konusunda talihli veya talihlileri uyarıyor. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahir Fisunoğlu "Servet yönetimi yapılmazsa bitmeyecek para yoktur" diyor ve ekliyor: "Talihlinin çok sakin ve akıllıca yaklaşım sergilemesi ve parasını iyi değerlendirme noktasında uzmanlardan yardım alması gerekir. Yatırımlar risk durumlarına göre dengeli dağıtılmalı. Eş-dost tavsiyesiyle yapılacak yatırımlar telafisi zor hüsranla sonuçlanabilir. İyi niyetli tavsiyeler oluyor ama bir anda hayal bile edemeyeceğiniz paralar elinizden uçup gidebilir."

40 milyon TL'yle ne yapılır?
200 bin TL'den 200 daire alınır
100 bin TL'den 400 lüks otomobil alınır
61 bin Cumhuriyet Altını alınır
40 bin 22 ayara bilezik alınır
45 bin pırlanta yüzük alınır
İstanbul Boğazı'na nazır 7 yalı alınır
En lüks turlarla dünyayı 133 kez dolaşabilirsiniz.
Bankaya konulur. Günlük faizi 9 bin TL, aylık faizi 280 bin TL.

İsrail Türkiye ile olan anlaşmaları gözden geciriyor

 

İsrailli yetkililer dün yaptıkları açıklamada, "Türkiye'nin son teknoloji hava istihbarat birimlerini İsrail'e düşman üçüncü şahıslara iletebileceğinden" endişe duyduklarını söyledi.

SAVUNMA ANLAŞMASI FESHEDİLDİ

İsrail Savunma Bakanlığı'ndan ve sistemi geliştiren firma Elbir System'den yetkililer anlaşmaya son verildiğini doğruladı. İki ülke arasındaki ilişkiler geçen yıl Gazze'ye insani yardım taşıtan Mavi Marmara Gemisi'ne İsrail askerlerinin yaptığı baskında 9 kişiyi öldürmesi ile gerilmiş, geçtiğimiz aylarda Birleşmiş Milletler'in yayımladığı rapor sonrasında da Türkiye İsrail ile ilişkilerini ikinci katip seviyesine indirdiğini açıklamıştı.

Diğer yandan İsrail Hava Kuvvetleri ile Türk Hava Kuvvetleri arasında Akdeniz hava trafiğinin sağlıklı yürütülmesi için kurulan fakat ilişkilerin gerilmesi ile sonlandırılan koordinasyon mekanizmasının yeniden kurulduğu açıklandı. İsrail'de yayımlanan Jerusalem Post gazetesine konuşan İsrail ordusundan bir yetkili, "hattın bozulan ilişkileri iyileştirme çabasının parçası olarak yeniden açıldığını" söyledi.

 

ABD resmen istedi

ABD, İran'ın geçen hafta ele geçirdiği casus uçağı resmen geri istedi. İran ise uçağın artık kendilerine ait olduğunu söyledi. ABD Başkanı Barack Obama, "Hava aracını iade etmelerini istedik. Bakalım İran nasıl karşılık verecek" dedi. İran ise dün ABD'nin casus uçağın iade edilmesi talebini reddederek bu aracın İran İslam Cumhuriyeti'nin malı olduğunu ve ABD'nin önce özür dilemesi gerektiğini bildirdi.

ABD resmen istedi, İran 'uçak bizim' dedi

Öte yandan ABD'ye ait bir insansız hava aracının İran tarafından düşürülmesinin üzerinden bir hafta geçmeden ikinci bir predatorun Seyşeller Adaları üzerinde düştüğü ortaya çıktı.

CHP de sular durulmuyor

CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi ve Mersin Milletvekili İsa Gök, devam eden PM toplantısında tüzüğün değiştirilmesi için kurultay toplanması yönünde verdikleri teklifin reddedildiğini belirterek, bundan sonraki görevin CHP örgütlerinde olduğunu söyledi.

Gök, basına kapalı PM toplantısı sürerken Genel Merkezde gazetecilerin bulunduğu kata gelerek basın mensuplarına açıklama yaptı.

OLAĞANÜSTÜ TÜZÜK KURULTAYI

İsa Gök, toplantı sırasında gündemin ikinci maddesine ilave edilmek üzere 15 PM üyesinin imzasıyla "olağanüstü tüzük kurultayı taleplerini" sunduklarını aktardı. Talebin gündeme alınarak gizli oylama yapıldığını, oylama sonucunda ise 18 kabul, 53 red, 4 çekimser oyla reddedildiğini bildirdi.

Bir partili ve PM üyesi olarak örgütlerin talebini bazı üyelerle birlikte PM'de gündeme getirdiklerini ancak kabul edilmediğini söyleyen Gök, şunları kaydetti:

"Bizim istediğimiz genel başkanımızın kurultayda, sonraki kurultayda ve basın toplantılarında söz verdiği, hepimizin söz verdiği demokratik tüzüğün derhal hayata geçirilmesi için kurultay yapılacağıydı. Sözümüz 2011 Ekim veya Kasım ayında tüzük kurultayı yapılacağıydı. Ancak son kez ki önceki her iki PM toplantısında da talepte bulunmuştuk, son kez biz imza ile talepte bulunduk. Önerimizin özü partimizin kurultay sürecine başlamadan demokratik bir tüzüğe kavuşturulmasıydı.

ÖRGÜTLERE ÇAĞRIDA BULUNDU

Görülen o ki bundan sonra PM kaynaklı veya genel merkez kaynaklı CHP'de
demokratik bir tüzük hamlesi, herhangi bir işlem eylem vuku bulmayacak. Bu
durumda PM üyesi olarak demokratik tüzük isteyen bir insan olarak örgütlere kulak veren bir insan olarak yetkinin, kararın ve sorumluluğun CHP örgütünde, CHP sevenlerinde, üyelerimizde olduğunu açıkça beyan etmek istiyorum. Artık yetki tümüyle örgütümüze geçmiştir. Demokratik tüzük konusunda ne yapılması isteniyorsa olağanüstü kurultay dahil bu konuda artık yetki PM'den çıkmış doğrudan delegasyonumuza geçmiştir."

Gök, "gerçek CHP'li olan herkesi partiye ve demokratik tüzük idealine
sahip çıkmaya" çağırdı.

Askerlik Şubeleri Kapanıyor

TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ''6191 sayılı yasa ile 12 Mart da ordudan atılanların bu yasa çerçevesinde dönmesi mümkün değil mi?'' sorusuna, ''Yasanın maddesi çok açık, 'Yargı yolu kapatılan işlemler suretiyle askeriyeden ilişiği kesilmiş olan kimseler hakkında uygulanır' diyor. Yargı yolu kapalı değildi. O zaman şununla geliyorlar bizim karşımıza: 'Yargı yolu kapalı değildi ama o zamanki yargı da yargı değildi' diyorlar. Ancak yasada böyle yazmaz'' dedi.

Askerlik şubeleri kapanıyor

Yılmaz, füze kalkanı ile ilgili sözleşmenin ABD ile yapıldığını, ancak sözleşmenin içindeki maddede bunun NATO'ya devrine ilişkin hükümler olduğunu söyledi. Yılmaz, ''Bunun benzeri 2010 yılında İsrail'de kullanıldı. Dolayısıyla radarın NATO'nun amaçları doğrultusunda kullanılacağı yolunda hiçbir şüphemiz yoktur. Kaldı ki sözleşmedeki maddelere aykırı bir uygulamaya geçilmesi halinde bu sözleşmeyi iptal edebilme hakkımız da var. Radar, NATO ülkeleri dışında bir başka ülkenin savunması için kullanılırsa, sözleşmeyi iptal edebilme hakkımız var'' açıklamasında bulundu.

Askerlik şubeleri ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Yılmaz, askerlik işlemlerini kolaylaştırmak istediklerini belirterek, şunları söyledi:''Yedeklik yoklamasını, ilk yoklamayı ve askerlik meclisini kaldıracağız. Şu anda sadece günde iki kişinin geldiği askerlik şubelerimiz var. Yıllık 700'ün altında gelenler var. Mesafe de 45 dakikadan az ise ki zaten internet üzerinden yapılacak, o zaman bu askerlik şubelerini açık tutmanın bir faydası olmadığını düşünüyorum. Artık nüfus göçüyor, büyük illere geliyor. Nüfusu düşük olan ve göç veren illerdeki askerlik şubelerine ihtiyacın azaldığı görülmüştür.''

Ömer Çelik'ten Fransa'ya Twitter'dan Tepki

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, mesajında, "Türk-Fransız ilişkilerini lekelediler. Fransa'nın aklı tutuldu" dedi.

Ömer Çelikten Fransaya Twitterdan Tepki

1915 olaylaları ile ilgili asılsız Ermeni iddialarının reddini suç sayan tasarının Fransa Meclisi'nde kabul edilmesine Türkiye'den tepki büyük...

Bu konuda sosyal paylaşım sitesinden mesaj veren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, oylamadaki katılım sayısına dikkat çekti.

Çelik, "577 kişilik Fransa Meclisi'nde, oturuma 40 civarında milletvekili katıldı. Medyamız Fransa'da kararın oy çokluğuyla alındığını söylüyor. Ama karar sırasında Meclis'te olan milletvekili sayısı Meclis'in yüzde 10'u" dedi.

Ömer Çelik, tasarının kabul edilmesiyle ilgili olarak da "Türk-Fransız ilişkilerini lekelediler. Fransa'nın aklı tutuldu" dedi.

Bölücü Örgüt Artık Neyapacagını Şaşırdı

Terör örgütü kandırdığı gençleri özgürlük vaatleriyle dağa çıkarıyor. Örgütün iç yüzünü kısa sürede farkeden teröristler teslim olmak için fırsat kolluyor. Törer örgütü ele başları, çözülmeleri önlemek için baskı ve iftiralara başvuruyor.Son olarak Bingöl ve Cudi'de teslim olan teröristler, ele başlarını çok rahatsız etti.

Fehman Hüseyin'e adeta yalvardı

Bu rahatsızlık Fehman Hüseyin ve Kalgir Kod adlı teröristler arasında geçen telsiz konuşmalarına yansıdı.

İşte telsiz konuşmaları; Fehman Hüseyin:

- "TC'ye teslim olacaklarına kendilerini imha etsinler. Şerefsiz bir gerilla gibi teslim olacaklarına. Zaten TC askeri teslim olanları da öldürecek."

Kalgir: - "Arkadaşlar burada aç. Teslim olmaktan başka yapacakları bişey yok."

Fehman: - "Teslim olsunlar ama olurken bombayı patlatsınlar."

Konuşmalarda Cudi Dağı'nda teslim olan teröristlerin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğü yalanı duyuluyor.

Amaç örgütten kaçarak teslim olmayı planlayan teröristleri kandırmak.

Oysa güvenlik güçlerinin dağıttığı görüntüler terör örgütünü yalanlıyor.

Teslim olan teröristler açlıktan, susuzluktan, hastalıktan, insanlık dışı muameleden, en önemlisi örgütün zulmünden kurtuluyor.

İstanbul-İzmir arası 3.5 saate inecek imzalar atıldı

İstanbul-İzmir arasını 3,5 saate indirecek Türkiye'nin en büyük otoyol projesi olan Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu projesinin finansmanıyla ilgili bankalarla ilk imzalar atıldı.

Dev Proje için İmzalar Atıldı

Konuya ilişkin OTOYOL Yatırım ve İşletme AŞ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, atılan ilk imzalarla projenin üstlenicisi OTOYOL Yatırım ve İşletme AŞ (Nurol-Özaltın-Makyol-Astaldi-Yüksel-Göçay ortaklığı) tarafından; Akbank, Finansbank, Türkiye Garanti Bankası, Türkiye İş Bankası, Türkiye Halk Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası, Türkiye Ziraat Bankası ve Yapı ve Kredi Bankası yerli koordinatör bankalar (MLA); BIIS, Citigroup, Credit Agricole, İslam Kalkınma Bankası, IFC (Uluslararası Finans Kurumu), EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası), Mizuho, Suudi Milli Ticaret Bankası, Unicredit ve West LB de uluslararası ön koordinatör bankalar olarak Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu (İzmit körfez geçişi ve bağlantı yolları dahil) projesinin finansmanı için yaklaşık 4 milyar dolar sağlamak üzere görevlendirildi.

İstanbul-İzmir arasını 3,5 saate indirecek Türkiye'nin en büyük otoyol projesi olan Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu projesinin finansmanıyla ilgili bankalarla ilk imzalar atıldı.

Konuya ilişkin OTOYOL Yatırım ve İşletme AŞ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, atılan ilk imzalarla projenin üstlenicisi OTOYOL Yatırım ve İşletme AŞ (Nurol-Özaltın-Makyol-Astaldi-Yüksel-Göçay ortaklığı) tarafından; Akbank, Finansbank, Türkiye Garanti Bankası, Türkiye İş Bankası, Türkiye Halk Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası, Türkiye Ziraat Bankası ve Yapı ve Kredi Bankası yerli koordinatör bankalar (MLA); BIIS, Citigroup, Credit Agricole, İslam Kalkınma Bankası, IFC (Uluslararası Finans Kurumu), EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası), Mizuho, Suudi Milli Ticaret Bankası, Unicredit ve West LB de uluslararası ön koordinatör bankalar olarak Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu (İzmit körfez geçişi ve bağlantı yolları dahil) projesinin finansmanı için yaklaşık 4 milyar dolar sağlamak üzere görevlendirildi.

PKK Telsizinde Korkunç Talimat

Bölücü terör örgütünün, teslim olmak isteyen teröristlere verdiği korkunç talimat telsiz konuşmalarına yansıdı.Terör örgütü kandırdığı gençleri özgürlük vaatleriyle dağa çıkarıyor. Örgütün iç yüzünü kısa sürede fark eden teröristler teslim olmak için fırsat kolluyor. Terör örgütünün ele başları, çözülmeleri önlemek için baskı ve iftiralara başvuruyor. Son olarak Bingöl ve Cudi'de teslim olan teröristler, ele başlarını çok rahatsız etti.

PKK Telsizinde Korkunç Talimat

Bu rahatsızlık Fehman Hüseyin ve Kalgir Kod adlı teröristler arasında geçen telsiz konuşmalarına yansıdı. Telsiz konuşmalarında teröristlere teslim olurken bomba patlatması talimatı veriliyor.

İşte telsiz konuşmaları;

Fehman Hüseyin: - "TC'ye teslim olacaklarına kendilerini imha etsinler. Şerefsiz bir gerilla gibi teslim olacaklarına. Zaten TC askeri teslim olanları da öldürecek."

Kalgir: - "Arkadaşlar burada aç. Teslim olmaktan başka yapacakları bişey yok."

Fehman: - "Teslim olsunlar ama olurken bombayı patlatsınlar."

Konuşmalarda Cudi Dağı'nda teslim olan teröristlerin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğü yalanı duyuluyor.

Amaç örgütten kaçarak teslim olmayı planlayan teröristleri kandırmak.

Oysa güvenlik güçlerinin dağıttığı görüntüler terör örgütünü yalanlıyor.

Teslim olan teröristler açlıktan, susuzluktan, hastalıktan, insanlık dışı muameleden, en önemlisi örgütün zulmünden kurtuluyor.

Paşa Çocugundan Agıza Alınmıyacak Sözler

Dailymotion.com sitesine bir ses kaydı daha düştü. Tuğgeneral Ahmet Levent Taştan'ın oğlu Toykan Taştan olduğu iddia edilen kişi Atatürk'e, Türkiye'ye ve Başbakan Erdoğan'a çok ağır küfürler ediyor…

ATATÜRK'E ERDOĞAN'A AĞIR KÜFÜRLER

Dünyanın önde gelen video paylaşım sitesi dailymotion.com'da Tuğgeneral Ahmet Levent Taştan'ın oğlu Toykan Taştan olduğu iddia edilen kişi söz konusu ses kaydında Türk milletine, Ulu Önder Atatürk'e, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a çok ağır küfür ve hakaretler var.

'ÜLKEYİ İNGİLİZLER'E VERİRİM'

Bu ülke için çalışmayacağını söyleyen iddia edilen kişi, “şu an başta olsa İngilizlere verirdim ülkeyi” diyor. Türk milletine de çok ağır hakaretler eden iddia edilen kişi: "Tamam birisi salak olabilir. 75 milyonun %99 u salak olabilir mi? Yemin ediyorum bilmiyorum 75 milyonun %99 salak lan."

Karakuvtlerinde görülmemiş sıkandal

Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda skandal gelişme... PKK’yla mücadelede son dönemde yoğun olarak kullanılan F-16’lara yanlış koordinatlar verilip, boş arazilerin bombalandığı ortaya çıktı.

Olay, 2. Ordu Komutanlığı bünyesinde gerçekleşti. Ekim 2011 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı ve Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından 2. Ordu Komutanlığı'na bir istihbarat ulaştırıldı. İstihbarata göre 20'nin üzerinde tesbit edilen bölgede 370 PKK'lının bulunduğu bilgisi alındı. Ardından PKK'lıların bulunduğu bölgelerin koordinatları belirlendi. 2. Ordu Komutanlığı gelen bu istihbarat raporunun ardından "Ani Yakın Hava Desteği İsteği" adı altında bu bölgelerde bulunan gruba hava saldırısı düzenlenmesi için Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bir emir yazdı. SKANDAL İMZA Yazıda belirlenen bölgelere hava desteğiyle "alçak irtifada hava savunma silahları" kullanılarak, hava operasyonu yapılması istendi. Ancak 2. Ordu Komutanlığı'nda hazırlanan üç sayfalık "Gizli, Kişiye Özel" emir isteğinde skandal bir olaya imza atıldı. SAHTE KOORDİNATLAR VERİLDİ! Yüzbaşı Eyyüp Atlıhan imzasını taşıyan üç sayfalık raporda gerçek koordinatlar yerine sahte koordinatlar verildi. Toplam 18 koordinat değiştirilip, PKK'lıların bulunduğu bölge yerine kilometrelerce uzaktaki boş arazilerin değerleri F-16'lara bildirildi ve dağ, taş bombalandı.

Kara Kuvvetleri'nde skandal
'KOORDİNATLAR KASTEN DEĞİŞTİRİLDİ' Hava Kuvvetleri Komutanlığı, şu sıralar Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki bu skandalla çalkalanıyor. Olayın bir yanlıştan kaynaklanmadığı, 18 koordinatın kasıtlı olarak değiştirildiği şüphesi var.
Genelkurmay Başkanlığı, ekim ayı içerisinde 2. Ordu Komutanlığı'na bir istihbarat mesajı çekti. Çekilen mesajda şu bilgilere yer verildi: "Elde edilen bir bilgiden, Çanaklı, İkiyaka, Gasto Bölgesi, Çemmeluva, Dalaman Sırtları, Yanıkyer ve Çiyarespi Tepe bölgelerinin her birinde 50 Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) mensubunun bulunduğu, ayrıca Çanaklı bölgesindeki iki ayrı noktada 120 BTÖ mensubunun bulunduğu istihbaratı Genelkurmay Başkanlığı tarafından ilgi mesajda bildirilmiştir. Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığı'nca Bağlar, Yiğitler, Gülkan Vadisi bölgesinde aşağıda koordinatları belirtilen hedef koordinatlarında 200 kadar BTÖ mensubunun bulunduğu duyumu ilgi mesajda bildirilmiştir." OPERASYON EMRİ VERİLDİ Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen bu istihbarat rapor haline dönüştürülerek, hava operasyonu için Malatya'da bulunan 2. Hava Kuvvetleri'ne, Jandarma Kolordu Komutanlığı'na ve 3. Taktik Piyade Tümen Komutanlığı'na bildirildi. Aynı rapor, başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na da "Bilgi" amaçlı gönderildi. Buraya kadar her şey normaldi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı "Grid" adı verilen koordinat kullanıyordu. Hava Kuvvetleri'ne koordinatlar bildirilirken, "Coğrafi Koordinatlara" çevrilerek iletiliyor, F-16 ya da taarruz helikopterlerine coğrafi koordinat giriyordu. Hava operasyon isteği acil olduğu için pilotlar kendilerine verilen koordinatları doğru kabul ediyor ve operasyonu yapıyorlardı. Bu operasyon da aynı şekilde icra edildi. PİLOTLAR ŞÜPHELENDİ Operasyonun ardından pilotlardan bazıları kendilerine iletilen koordinatlardan şüphelenmeye başladılar. Şüphe üzerine yapılan incelemede, 2. Ordu Komutanlığı'nın Hava Kuvvetleri'ne gönderdiği koordinatlar üzerinde oynama yaptığı, gerçek olmayan koordinatların bildirildiği ortaya çıktı.
KOORDİNATLAR BÖYLE DEĞİŞTİRİLDİ Bombalanan yerlerle gerçek koordinatlar arasında kilometrelerce fark olduğu anlaşıldı. Örneğin, 38 SMG 73500-15532 Grid koordinatının Coğrafi değeri, N37, 11.115, E044, 42.090 iken, bu değer değiştirilerek N 37, 12.037 E044, 19.670 olarak Hava Kuvvetleri'ne bildirildi. Benzer durum 17 ayrı koordinatta daha yapıldı. "ÇARESİNE BAKARIZ" MİT, daha önce insansız hava aracı Heronlarla ilgili tüyler ürperten bir skandalı gün yüzüne çıkarmıştı. Alınan bilgiye göre 10 Ekim 2007'de Ankara'daki 388 XX X6 nolu sabit telefondan bir GSM numarasını arayan subay Heronların çok iyi tesbit yaptığını, PKK elemanı olan kendi adamlarının çok zayiat verdiğini aktardı. Heronların düşürülmesini ya da koordinatlarının değiştirilmesini isteyen subaya karşı taraf ise bir çaresine bakacakları cevabını verdi. Skandal konuşmayı tesbit eden MİT, gereğinin yapılması için konuyu Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na iletti. Kara Kuvvetleri Komutanı (O dönem İlker Başbuğ) ise 28 Ekim 2007'de olayla ilgili soruşturma emri verdi.
PKK'LILAR İÇİN 'KENDİ ADAMLARIMIZ' DENİLDİ Taraf'ın haberine göre, soruşturmayla görevlendirilen Askeri Savcı Naci Dalkılıç, Jandarma ve Emniyet kriminal vasıtasıyla konuşmayı yapan iki havacı subayın kimliklerini tesbit etti. Zayiat veren PKK'lılar için "kendi adamlarımız" diyen ve Heronların düşürülmesi ya da koordinatlarının değiştirilmesini isteyen kişi ve karşı taraftan "bir çaresine bakarız" diyen kişinin kimliğini belirledi. Soruşturma daha sonra kapatıldı.

Bahceliden dayakcı polislere sert tepki

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter'da, İzmir'den gündeme bomba gibi düşen, bir kadını döven polis görüntülerini örnek göstererek açıklamalarda bulundu. Kime her ne şekilde yapılırsa yapılsın kaba kuvvetin ülkenin tamamına zarar verdiğinin altını çizdi. Bahçeli, ''Hayatın her alanı şiddet, kaba kuvvet ve tahammülsüzlüğün salgınıyla sarsılıyor, aşınıyor ve yıpranıyor'' dedi.

 

İŞTE O AÇIKLAMADAN ALINTILAR

-Bugünlerde şiddet, dışlanma ve ayrımcılığın hazin örneklerine maruz kalan kadınlarımızın, sayısının her gün arttığını üzülerek görüyoruz. Kadınlarımızın, hayatın her alanında daha fazla temsil edilmelerini ve söz sahibi olmalarını diliyorum.

-Üzülerek müşahede ediyorum ki, ülkemizin sorun alanları gittikçe fazlalaşıyor ve derinleşiyor.Hayatın her alanı şiddet, kaba kuvvet ve tahammülsüzlüğün salgınıyla sarsılıyor, aşınıyor ve yıpranıyor.

-Farklı görüşlerden doğan kutuplaşma geçmişten bugüne sisteme ciddi anlamda zarar verdiği görülüyor. Bahçeli bu kutuplaşmayı kara bulut örneği ile açıkladı: ''Sosyal şiddet, siyasal öfke, ideolojik önyargılar, çıkarların çatışması uzlaşma ve diyalog iklimimizin üzerine kara bulut gibi çöküyor'' dedi.

KADINA ŞİDDET VAKANIN SADECE BİR KISMI

Kadınlara yönelik şiddetin bu vakalar arasında sadece bir bölümü oluşturduğunu söyleyen MHP Lideri şöyle konuştu: ''Şiddetin dili, nefretin lügati, bencilliğin yakıcılığı emin olun şefkat ve adaletle güçlendirilmiş değerlerimizi zedeliyor. Son günlerde kamuoyuna yansıyan iki endişe verici hadiseyi bu söylediklerim paralelinde bir kez daha değerlendirmenizi diliyorum.Bunlardan ilki, İzmir'de bir polis karakolundaki dayak görüntüleridir. Diğeri ise TBMM kürsüsünde sinirlerine hakim olamayan bir milletvekilinin bardak kırarak tepkisini dışa vurmasıdır. İzmir'de kadına yönelen çağdışı ve insani değerlerimizle bağdaşmayan çirkin manzarayı asla masum ve sıradan bir vaka olarak görmüyorum. Bu olayla ilgili gereğinin mutlaka yapılmasını ve tüm sorumluların yaptırıma tabi tutulmasını bekliyorum. Ama polislerimizin bütünüyle zan ve töhmet altına alınmasını da çok vahim ve yakışıksız buluyorum.İnanıyorum ki, çağımızın herkesi kucaklayan birlikte yaşama formülü ancak karşılıklı anlayış ve hoşgörü temelinde kurulabilir. Karşımızdakilerin zihnine girecek kalıcı bir yol yoksa da, müsamaha pınarlarıyla aramızdaki tortuları süpürmek mümkündür.Unutmayalım hayata hoşgörü dairesinden bakmadıktan ve zarafeti pusula yapmadıktan sonra şiddet dalgalarının tahribatını çaresizce izleriz. ''

Dalan sonunda ortaya çıktı

Ergenekon Davası'nın firari sanığı Bedrettin Dalan, hakkındaki iddiaları Beyaz TV'ye telefonla bağlanarak cevaplamak istedi.Ergenekon davasının firari sanığı Bedrettin Dalan, Beyaz TV'de canlı yayınlanan Ahmet Çakar ve RasimOzan Kütahyalı'nın programına telefonla katılarak hakkındaki iddiaları yanıtladı. Bu sırada program kesildi ve belgesel yayınına geçildi. Kesintinin RTÜK'ün daha önce verdiği ceza nedeniyle yapıldığı belirtildi. Beyaz TV'de Ana Haber'de konuşan Çakar, şike soruşturmasında tutuklu olan isimlerden birinin Bedrettin Dalan'a Belarus'ta 200 bin dolara yakın para verdiğini ve o sanığın Ergenekon davasında da yargılanacağını iddia etti.

Dalan canlı yayına bağlandı
STUTGART'TAN ARADI Bunun üzerine canlı yayına bağlanan ve Almanya'nın Stutgart kentinden aradığını söyleyen Dalan hakkındaki iddiaları yanıtlarken, yayın kesilerek belgesele geçildi. Tepkiler üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in oğlu ve Beyaz TV'nin genel müdürü olan Osman Gökçek, Twitter'daki hesabından açıklama yaparak kesintinin RTÜK'ün daha önceden verdiği ceza nedeniyle yapıldığını belirtti. Gökçek şunları kaydetti: "Şu an programın kaydı devam ediyor. Bu yayının yarın tamamını izleyebileceksiniz. Herhangi bir engelleme söz konusu değildir. Tekrar söylüyorum, önceden gelen bir cezayı yayınlamak zorundayız. Yarın tamamını yayınlayacağız."

Emine Ülker Tarhan'dan şok sözler

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, YARSAV Başkanlığı döneminde ''YARSAV'ın militanı olacak adam lazım bize'' şeklindeki konuşmasının bir internet sitesinde yayınlanmasıyla ilgili, ''Çok güzel, çok doğru söylemişim'' dedi.

Tarhan, TBMM'de gazetecilerin, internet sitesine yansıyan ses kaydıyla ilgili soruları üzerine, YARSAV'ın militanı olmak demenin, yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencisinin militanı olmak anlamına geldiğini söyledi.

 

SÖZLERİMİN ARKASINDAYIM

YARSAV'ın tüzüğünün ilk 5 maddesinin buna ilişkin olduğunu ifade eden Tarhan, ''Demokratik hukuk devletinin militanı olmaktır. Onun için çok güzel, doğru söylemişim. Sözlerimin sonuna kadar arkasındayım'' dedi.

Tarhan, ''Suç duyurusunda bulunacak mısınız?'' sorusuna, ''Beni hiç rahatsız etmedi, dinledikleri sözler. Çok doğru sözler söylemişim. Ama karanlık kulaklar, başkalarına zarar verebilir, bana değil'' karşılığını verdi.

TARHAN SES KAYDINDA NE DEMİŞTİ

Tarhan: Orada verimli olacak adama ihtiyacımız yok bizim. Bize orada dik duracak adam lazım.

Arslan: Aaa tabii canım, dik duracak, işini yapacak o yoksa.

Özdemir: Dik duracak.

Tarhan: YARSAV'ın haklarını koruyacak, yani YARSAV'ın militanı olacak adam lazım bize.

Özdemir: Evet.

Tarhan: Başka bir şeye ihtiyaç yok.

Arslan: Çok fazla kafa yormasına gerek yok yani.

Tarhan: Bana ne ya, rapor falan hazırlamasın yani.

Özdemir: Yok canım, biz hazırlarız raporumuzu.

Tarhan: Kendi kendimize hazırlarız bir raporumuzu, orada militan bize lazım.